Aşk utangaç bakışlarıyla
Yokluğunda düşmüştü odama
Yanlızlığınla kalırken tek başına kalp
Sende unutulan yanımın acısıyla kıvranıyordu
Salıyordum hasretini yastığımın baş ucunda
Vuslatı dilek ağaçlarına astığımız zamanlarda
Bakışlarımız çevrilirdi gök yüzündeki mavi bulutlara
Hani o saçlarını okşarken ayaza değmiş ellerin
Isınırdı farkında olmadan hem avucların hem de yüreğin
İnceden bir sızıyla gözlerinin atesinde yanardı kalbim
Simdilerde masada duran resminle avunuyor gözlerim
Nasıl da nefes alırdı varlığınla sol yerim
Yanında olamadığım zamanlara boyun bükerdim
Kaderin cilvesine istemeden zamansız küserdim
Sonbahar yağmurlarına inat ıslanırken bedenim
Yogun bir avcı edasıyla sürgündü sana yüreğim
Vurgun yanımdan geçerken sana ait düşlerim
Yoktu senden b
aşka gidecek bir adresim
Gök yüzüne özgürce kanat çırpmak sevdana koşmaktı aslinda
Düşerken tekrar yollara ölümden zor gelirdi ayrılığın bana
Aşk sen demekmiş anlardım solumun sende kalışıyla
Sevdayı kalbime yazanım şevkati diline dolayanım
Ayaz gecelerde yüreğine sarılıp yattığım
Yollarında dağları delip geçtiğim zamanlar
Denizlerin üstünden kanatsız uçtuğum anlar
Senli baharlara bürünürdü bir gülüşünle sevdalar
Sağım solum kimseyi görmez
Gözlerindeki yıldızlar dünyaya değişilmez
Bilirim senin gibi kimse kalpten sevemez
Her yağmurda sevdanla ıslanıp
aşkınla yanarım
Yıllar kopartırken ömür yapraklarımızı takvimden
Kalbime ekilmiş bir tohum misali beslenirdin içimde sen
Bir ayrılığın yükünü taşıyamazdım
Bir de yenik düştügüm hasreti
Ve yine sen
Bir dokunuşunla dudaklarima
Aşkın tarifini yaparak otururdun karşımda
Çünkü sen
aşk/tın her yanımda
Hasan Dağ (Kelebeğime)
Yazarın Notu:Ekmeğin tadi gibi dimde
Aldığım nefes gibi içimde
Aşk/tın yani her yerimde