Yanlışlıkla çağrılmadın ki
Bir beyaza katıyorsun kendini
Öldürmez-ondurmaz verdiğin yıkım
Unuttum kahrından iyiliğini
Her kavuşmada ağlamanın bilgesi
Yanında kalmamı hiç istemedi
Gelmeyecek yağmuru beklemek
Duyumsamakmış çöllerin ne çektiğini
Göz pınarlarımdan akan sevgili
Bilmez
Dokunsam
Buz tutar elleri
Dönmeyi düşündükçe
Artıyor yüzünün güleçliği
Bir sıcaklık ki içini tutuşturan
Düş gibi başlayandım O'nda
Sonra kahırlaşan
Ozan olan yüreği anlar
Seçilen kelimeler ise bazen anlatamaz
Ormanın içindesin işte
Karanlık
Bıçağını da yitirmişsin çoktan
Attım ve kırıldı pusulan
Sesini bende bulundurmazsan
Boşuna
Kireç bir sokağa devrilme çaban
Kaybolmak sevdalısı
Sitem olur bende yakınmayışın
İkimiz için iki kere düşünmüşsün belli
Vazgeçememişsin hala yadındaki hayattan
Görünen o ki
aşk bakacak ardımızdan
Ölüme ise az var...
Yıldız