Günlerdir karanlık gecelerle yüzleştim,
Bir yalnızlık armasıyla karşıladım korkuları.
Rüzgâr, çaresizlik diye bir şey değdirince yüzüme
Ta kalbimin derinliklerinde hissettim dokunuşları.
Gün bugünse, hazırım her türlü felaketine hayatın.
Daha kaç kere ihanet eder yaşamak sevdaya.
Ne yaşadım, neyini gördüm ki ayrılıktan b
aşka dünyanın,
Sana güvenmediğim kadar güvenmiyorum şimdi dünyaya.
Kim duracaksa dursun karşımda göreyim,
Bundan gayrı sabaha isyan, geceye b
aşkaldırış.
Ölüm bana yakınlarda volta atıyormuş neyleyim,
Gözlerim kapandığında mı bitecek bu fütursuz saldırış.
Bir görünüp bir kaybolan hayalden öte geçmedin ki;
Çözemedim hangisi yalan hangisi gerçekti.
Rüya gibiydi, hayalinde çekildi ve
aşk bitti.
Satır arası sevda geçişleri,
Birazda duygu sağanağı içinde geçiyor zaman.
Beyaz bir sayfaya, beyaz bir elbise ile yürüdüğün,
Simsiyah bir geceyi, tüm gündüzlerime bürüdüğün,
Gözlerinden çıkan son kurşunlarla beni öldürdüğün gün;
Bundan tam bir yıl önce işte bugün...
Sende ne kadar çok şeyi yerinden oynattı bu gidiş.
En çok soyadının değiştiğine şahit oldum,
Birde beni gerçekten sevmediğine.
Bana ne yaptın ey dilber, sana nasıl inandım,
Tüm yaşantımı özetledim seninle tek bir anıda.
Gittiğin gün, hayatıma giren bütün yalanları tanıdım.
Söylediğin en büyük yalanını, bana olan
aşkını da.
Ömrümde yaşadığım en korkunç geceydi.
Deniz durdu, ay çekildi ve
aşk bitti.
Bir aykırılık, bir yanlış var bu işte.
Kırılmış bir yanım,
aşka dair korkularım;
Üstüne tuz biber iyi niyetlerim kaldı elimde.
Adının yanına sevdayı ilk ben çizdim.
Ben yazdım senin için yazılabilecek en güzel şiiri de.
Seninle kör, seninle sağır, seninle dilsizdim
Ama ilk ben duyacaktım geldiğini ayak seslerinde.
Beyazlar içinde kâinatı kıskandıran o masun güzelliğini,
Mutluluğun zirvesinden bir çocuğa tebessüm ettiğini,
İlk ben görecektim gözlerinde, kimsenin göremediğini.
Olmadı sevdiğim... Seninle kurduğum bütün hayallerim,
Kâbusum oldu, sen bir b
aşkasına evet deyince.
Bir yıl evvel külkedimdin, bir masaldan ibarettin;
Büyü bozuldu, masal bitti saat on iki den önce.
Aylar göç etti, mevsimler sensiz geçti.
Gün döndü, evlilik yıldönümümdü ve
aşk bitti.
HARUN ÇANKAYA