Dünyanın hanına, konup göçmek mi
Bir bahçede, bin bir çiçek açmak mı
Sevdiğinden, uğrun uğrun kaçmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Kuşların daldaki, cıvıltısı mı
Dudağın kulağa, fısıltısı mı
Gözlerin gözlerde, ışıltısı mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Boran olup, yücelere konmak mı
Kabından taşarak, düze inmek mi
Damla, damla eriyipte ölmek mi
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Anka gibi, dağ başında kalmak mı
Siteminden saçın, başın yolmak mı
Düz yolda şaşarak, helak olmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Coşup coşup, kıyılara vurmak mı
Baktığın her cisme, hüsnün sormak mı
Bütün engellere, göğüs germek mi
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Yüzünü görmeden, yürek açmak mı
Uğruna baş koyup, candan geçmek mi
Kırlarda kelebek olup, uçmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Bir hayalle ömrü, heba etmek mi
Düşte görmek için, dilek tutmak mı
Bir tek gülüşüne, cihan satmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Çölün ortasında, vaha olmak mı
Nilüferler gibi gölde, solmak mı
Sularda yüzerken, kalmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Gökteki yıldızdan, haber sormak mı
Turnalar göçerken, selam durmak mı
Gördüğün her düşü, hayra yormak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
Ak ellere al kınalar, yakmak mı
Leyla’ya Şirin’e nispet yapmak mı
Bu dünyadan, ebediyen kopmak mı
Aşk bunlar değilse, b
aşka nedir ki...
05.10.2010
Hatice AK