ellerinin titreyişini özlüyorum
dudaklarımın kıvrımlarına yerleşen kutsallık
hissettirmiyor b
aşka tenlerin sıcaklığını
ıssız bir hasret birikiyor yüreğimde
senden yana...
bir nefeslik hicrandır
aşk bir tutamlık mavidir hüzün...
akan bir nehirden avuçlarımda toplayabildiklerimle
tren yolculukları arşınlıyorum adım-adım
`içim sıra dizilen efkârlı geceler´
yüzüme buruk bir tebessüm perçinliyor acıyla
teninin sıcak tadı
boğaza dökülen bir meltem
kirpiklerinin omuzlarıma yağışı
bir ırmak boyu dolu dizgin dizginsizliğim
yağmur kokuyor
çıkmaz sokakların kaldırımlarında
sevda yeşerirken
gece çığlık-çığlık
soluk soluğa her nefes
adım-adım sona doğru
önümde sararmış engin bir deniz
ruhuma güzelliğini düşüren
aşk ki yalnızlık nikâhında
düğün hasretle
düşüp dizlerimi kanattığımda adam oldum
ve sen
suretinin güzelliğinden bihabersin
vuruyorum kendimi zincir maviye
olduğumca
olabildiğimce seviyorum
ki
sevemezsem ölemem....
Harun Sinan
şubat iki bin dokuz
"içim sıra dizilen efkarlı geceler..." Sümer İşbilen...can dostum