fırtınalar koparmadan
kopardım...
kayan her yıldızı yere düşmeden toplarken
avcumda biriktirdim senli aydınlığı...
beyazındaki papatyaya dokunmadan
sana yıldızlardan taç, ayın şavkından yastık yaptım
sensiz geçen gecelerde
ateş böceklerim harf oldu sense akşamları yazılan şiir...
üç harf az kalırdı anlatmaya
söz suskun kalır, kelimeler utangaç
aşk tarifsizdi yürekteki
sefer sayısını bilmediğim bir uçakta senle uçmak
göğe karışmak maisinde hatta fezada kaybolmak öylesine..
yağmur olmak damlamak
toprağa karışıp bir tohuma dokunmak
asılı kalan damlacıklarla güneşten IŞIK çalmak
tüm aydınlıklarını içimize çekerek
renk olmak bir gökkuşağında
altımızdan geçsin göçmen kuşlar biz izleyelim
yedi rengi tüm kıtalara dağıtalım
çöl olan yerlere yeşil susuz olan yerlere mavi verelim
aşk ile
aşka dair ne varsa
etrafında dönelim dünyanın
olmadı Güneş olalım saçalım etrafa aydınlıkları
geceye inat savaşlara inat karanlığı yırtarak
büyütelim barışı emzirelim
yüreklere ekelim sevgileri...
gülerek ağlamalarımız sulasın zeytin filizlerini
A Ş K ! diyelim hep birlikte yürekler dudak(dil) olsun söylerken....