sona yürüyor gibi
aşk…
ihanetten eriyor işte.
kırıntılarını topluyor ceplerden
ölüyor gitgide…
inanmak istiyor insan bir şeylerin ölmediğine
ve bir şeyler değişmeli diyor kendi kendine…
bu değildi eskiden yaşamak,yaşlanmak..
pas tutmamıştı yürekler
zaman hızlı ve anlamsız değildi
inanmak, bir yalana kanmak değildi…
ve gerçekti
aşk….
özlemek istiyor kalp bir şeyleri…
sıcak sarılışları mesela
yada öpüşleri,
vücudun titrediği…
kimsenin görmediği yerlerde cesaret edilen…
ıslanmak yağmurda,
bağırmak,şarkı söylemek
ve ağlamak…doyuncaya dek hıçkırığa.
kaybedilenin ardından
hemen yenisini kovalamadan…
oysa şimdi…trafiğe bağlı sevgiler
gitmeden biri diğeri gelir
öpüşmeler oyun gibi
ebe sürekli değişir.
sadakat, sevilmeyen huysuz ihtiyar
ihanet hep başrolü oynar…
kime kızmalı bilmem.
ama ben artık
kendimi bile sevemem…..
e.sayar