Ruhum
hattını bir türlü belirleyemediğim
bir gölün üzerinde yüzen ev sanki
oynar altlığımın serzenişinde
kısık sesiyle
durmadan
odadan odaya sürüklüyor da beni
ardından
negatif iyonları çıkararak bedenimden
bir altın yassı tepsi üzerinde
biriktiriyor yılların tozunu ve
farkettirmeden
pozitifliyor içimdeki yaşamı sürekli
Ki en ilginci
düşümdeyken sessizliğinin
tanıdıklık hissiyatındaki kabul cümleleri
birkaç saat içinde
evimdeki toz oranını neredeyse sıfıra indiren
oluveriyor da görünmeden
hiçbir şeyin geçiremediği
alerjime şifa olan sanki
Kızma bana ve geçir dertlerimi
aşkın ürkütücü bencilliği
bu evin içinde
senden b
aşkasına yer yok
inan ki !
İpekyıldız