Bu ağrı nasıl dinecek anne, nasıl,
Öyle derine battım ki,
Murat Dağı bitse içimde,
Güneş ısıtmaz bir nebze bile.
Gün yıldıza değse,yıldızlar saçıma inse,
Söyleyin kadere sıla durmuş o yâre,
Fayda etmiyor gayrı sözleri,
Gama mehir biçilmiş yüreğime..
Oyyy! Güneşi gurbet bilmiş ömr-ü tâzem,
Dilediği şerri salsın sudan sebeple dolu dolu üstüme,
Âh! edecek derman mı var sanır dilimde,
Bilsin el-i âlem, cümle-i hânem,
Tükendim sabra tutsak düştüğüm elden.
Yollar bilsem âh! Yollar bilsem,
Bakmaktan öte varsam da toprağa dibine insem,
Ölüm ölüm hasrete defnedilsem,
Gönlüm kalmaz ardımda,
Zerre zerre derd-i yâr ile kahredilsem,
İt'e, akrebe, hançere,
Bildiğiniz kaç musibet var ise,
Atın beni önüne!
Şeytana meze olayım ses eder de isyana düşersem bir kelime.
Yakılsın vardan yoğuma sürülmüş her nefes,
Örülsün tavanım, duvarım kafes kafes,
Feryat eder miyim çivilensem etten,kemikten,
Yağmalansam düzden tersten,
Yorulur...
...
Yazarın Notu:
Seslendirme için sevgili Kalimera'ya ve de düzenleme için sevgili Sevinç İNAL'a sonsuz şükrânımla...
Ve yüreğimin en güzel yüreklileri...Nasıl severim bir bilseniz ikinizi..Neyse ilan-ı sevdaya gelmedim. Yanımda olduğunuz için şimdiden,peşinen teşekkür ediyorum ömrüm için...
Sizleri seviyorum...
Şairin Sitemizdeki Diğer Şiirleri
Yorumlar
Henüz kimse tarafından yorum yapılmamış.
Yorum Yaz