yazları kurak geçer şehrin,
kışları tutsak.
yolları boş kaldı,
günleri aksak.
güneşde doğmazki
uykudan kalksak...
gidişin tüketti bütün sözleri
sustu kalemler...
sözlüklere saklandı kelimeler.
yağmur yağsa biraz,
yeşerir belki kalpler
gün görsekde bari çiçek açsak...
başımı toprağa gömdüm
kaçıyorum kendimden
sol yanım ağır sağımdan
ağladığını gördüm rüzgarın
ayrı kalınca saçlarından
düşün artık halimi
zor mu anlamak?
gözlerim yolunda kaldı
kör gibiyim
ölümüm cebimde saklı
ruh gibiyim
yutkunmam bile yok
sus gibiyim
mirasın bana,
böyle pusmak...
aşkları ölü kentin
yaşları tutsak.....