sormadım kaç yaşındasın
ne iş yaparsın
düşünmedim bile
güzelmi çirkinmisin
fakirmi zenginmisin
camiyemi gidiyorsun kiliseyemi
belkide hiç inancın yoktu
benim için hiç fark etmedi
ben seni olduğun gibi sevdim
kitapların verdiği bilgi kadar
rüzgarın siddeti ve serinliği
suyun muhteşem sesi ve çoşkusu
mavi denizleri enginliği
güneşin ışığı ve yakıcı sıcaklığı
ben seni
ağaçlara olan hayranlığım ve saygımla
sevdim.
doğanın eşsiz güzelliğini
dağların heybettini
taşın kayanın kuvvetini
tüm bunları sende buldum
seni
aşktan üstün bir sevgi ile sevdim
şimdi sen ve bu ender sevgi
fossilleşti mazide kaldı
mineral taşların fossilerin arasındasın
vitrine koydum seni
arada bir bakıp bir zamanlar
aşktan da üstün bir sevgi vardı diyorum
HAYAT AYIKOL