dostluk'tan söz açıldığında , mangalda kül bırakmayanlar , bu şiiri de okumadan ,
lütfen sayfayı değiştirsinler ... bu şiir , sıradan insanlar için , mükemmel' ler için değil ...
sen miydin o
bir zamanlar güvendiğim dost
ışığıyla aydınlattığım
kuytu kuyularımın derin yaralarını
ellerimi ısıttığım
ayaz kışların en üşüten zamanlarında
yürek sıcaklığıyla
bir anne şefkati bulurcasına
dertlerimi yorgan yaptığım gecelerde
dindirdiğim acıyan yanlarını can kesiklerimin
o sen miydin
merhem yaptığım nice vefasız dost yaralarına
zamanın kum saatinde biten o en son kum tanesi
tükenmiş saatleriz artık biz
artık musallada dahi bulunmaz izlerimiz
yak şimdi !
küllerini savur rüzgarlara
o dostluğun anıları kalmasın gelecek zamanlara
sen b
aşka dostlar bul kendine
yeniden güvenmeyi
sevmeyi
saygı duyabilmeyi
üzmemeyi
kırmamayı
incitmemeyi öğrenin birlikte
ben nedensizce nefretleri öğrenemedim
sevdim tüm insanları
incitmeye kıyamadım en incitildiğim zamanlarda bile
belki hata bendeydi
belki de zaman böyleydi
zamansızdı her şeyim
dostluğun belki de kendi içimde yarattığım bir düş'tü
zamana direnemeyen bir yaprak'tı
ayaz bir kışta kurumuş nicesi gibi
dalından düştü
şimdi düşünüyorum da
o dost
o dostluk güzeldi diyorum kendimce
keşke anlamsız kin ve nefretlere kurban edilmese
değeri gerçekten bilinseydi
benim için bir zamanlar
bu gün ve yarın
dostluk sevgilerle güzel di
her şey gibi ...
Mert YİĞİTCAN
09 . 02 . 2015
istanbul