yıkılan her evin altında
ölü bir vaftiz çocuğu durur
darağacında ise boynu bükük
günah çıkaran solucanlar var
uğraşırım benden
aşk çıkmaz
gök kubbesinde
güneşin delik kalbinden
her sabah bana uzanan
hezeyanların becayişidir
aşktenime sarılırım uyanmam
kendinden biliyor hali
gelenin gideceği yerdir bahtı
gözyaşından umulan hayır
sonunda bir ayrılık türküsü
hele söyletene de bakın
sazlar kirleniyor
nazenin kızların ellerinde
tellerinde kopuyor sesi
gözlerine düşen notaların
sol anahtarını ver
ömür dediğin senede gün
deli dağ kırlangıcı sevgilim
dönüp duruyorum etrafında
paylaştığımız kadar büyük
hala ayrıldığımız anki yük