Bu gönül, öyle bir gönül ki,
Sahiplenemez kolay kolay kimseyi,
Sahiplendimi de bir kere
Kovamaz bir türlü mekanından,
Umursamasa da onu,
yada görmezden gelsede hissettiklerini
delice, sınırsızca yaşamak ister sevgisini.
Tüm engelleri aşmak ister,
Mutlu etmek ister sevdiğini,
Herşeyi ama herşeyi yapar mutlu etmek için,
Bir yandan da görmezden gelir yalanları, aldatmaları...
Mazeretler uydurur kendi kendine
yanlış anlamışımdır, yanlış görmüşlerdir der görmemek için,
ve bir tebessüme, bir sıcak dokunmaya yelkenleri suya indiriverir hemen,
Kin tutamaz bir türlü...
Ayrı bir odaya kapatır sanki yaşanan tüm kötü olayları sessizce,
Hiç görmediği, hiç karıştırmadığı karanlık bir odaya.
Taki o oda dolup taşmaya başlayana dek....
İşte o zaman
O zaman, o karanlık odayla birlikte herşeyi atar mekanından...
Canını,
aşkını, umudunu, yaşam sevincini.
Yoo hayata küsmez, isyan etmez ozaman bile,
Çeksede acısını delice işe verir kendisini,
Yapar yine mutulukluk oyununu, gülme oyununu
Geçmişte çok zaman olduğu gibi bulur o yolunu,
Döner eski dostuna "yalnızlığına"