Bugün 04 Nisan 2025 Cuma, sevmek, iki defa yaşamaktır.

Ustalardan Şiirler



Kırkkapı’da esir aşık
Kırk kapının dağlarında yine duman var.
Yine ateş var. Balgat kralı bundan mı korktu ?
Yeditepeli şehir niye uzak ?
Yer altına suları veren pınar da saklı düşler.
Gözlerin, gönlün kırk kapılı kalede esir çocuk.
Annen ağlasın annen
Annen ömrüne ağlasın
Al çocuk al aşkımı aşkına kattım.
Yola verdim azıklarımı, uykumu
Bin bir kiliseli şehirde okudum ezanı
Son bekçileri aldattım.Aşıklar mezarından geçtim. Gözlerimi kapattım.
Şimdi hüznün hakim bende çocuk.
Biliyorum istila edilmiş suların Zaten bir yürüyüşüne rastladı selamım.
Aşkına aşkımı kattım.
İçime girdi yüzümü ısıran rüzgar
On iki havarinin resmini çizdim kırk kapının her tokmağına
İki oda, kutsal ekmek ve şarabın saklandığı yer gibi kalbim.
Gider de gelmeze yazdım türkümü çocuk sen gibi
O köyün ortasında içtim demli çayı
Kendimi orada tütsüledim.
BİN BİR KİLİSELİ KENTE O SABAH EZANI BEN OKUDUM.
Köydeki aşıklara, sevgiye, kavalı sen mi çaldın çocuk.
Biz aslan yürekliyiz
Biz buralıyız.
Yunanlı Ozan Kasavif'e şiiri de biz yazdırdık çocuk.
Aşkına aşkımı verdim.
Doğdukları yerde ölenler ağıt yazdı.
En güzel gazeli yazdı hazan a.
En sarı başak burada biçildi.
Yıldırım bu kervana düştü.Ateş serbest bu kalede denildi.
Yağlı kurşundu dualarıma çarpan senden önce.
Kırkkapılı kalede esir çocuk.
Kara sevdanın bağrına daldım kurşun kovalamacasından.
Dağlarda başka zulüm var.
Aşkına aşkımı kattım çocuk.
Her yeri bürümüş katı bir ıssızlık.
Göklerine çifte su verilmiş yaman bir sevda
Rüzgar dolandığında bileklerine halka halka
Sütten kesilmiş bir bebek
Işıltısı acı,
Beyazlığı kara
Birde açılınca yüzü kamaşır renkleri.
Bu ten, bu gölge, bu güzellik.
Sana yanık sevdana yanık
Aşkına yanık.
Her yanışımda Allah derim.
Ve her yanışımda yazarım adını kapıya.
Ahhhhh. Çocuk ah Kırkkapı’da ne ararsın ben çıkmadan ?
O sabah ezanını ben okudum Kırkkapı’da çocuk.
Sen ne ararsın.?
Her dağın karı,
Her dağın eşkıyası başkadır.
Her gönlün sevdası da başkadır .
Kırkkapı’ya Karacaoğlan gelmedi mi zannettin.
Domur domur ter basar sineyi
Bir keman sesi keser kulağı.
Devriye kol gezer rüyanda
Ellerin sıfırın altında ısıtır bin yüreği.
Bedenin Kırkkapı’da esir.
Suda yürürsün çocuk suda
Buz eritip içersin
Gladyatör yener, o kanatlı ata bile binersin.
Dert kuytularda sarılıp sarmalar,
Dünyanın damı delinir yağmur bile sana yağar sana çocuk.
Toroslar savurur Karadenize yeşil bile görmeden
El sallar sana geçen günler keyifle
Anı yaşarsın saçlarına çizilirken beyazlar.
Yüzünde dağlar, alnında güneş
Yiğit olsan kaç yazar çocuk Kırkkapı’da delisin.
Bir anan ağlar derdine birde gözlerin.
Ermeni kadının türküsünü sadece sen söylersin.
Ceylan senin yanında iner suya.
Şarapların saklandığı mahzende üşür ayakların.
Bir balık gibi kayarsın dünyadan.
Kırkkapı’ya mahkumsun çocuk Kırkkapı’ya.
Geldiğin yolları fırtına süpürmüş
Her kapı aynı, her yer aynı
Dümdüz düpedüz
Gün ortasında beyaz karanlık.
Sahilsiz derya, kumsuz çöl
Mavisiz gökyüzü.
Bin bir kiliseli şehir de artık yok
Ezanı sen oku şimdi çocuk.
Yağmur artık hiç yağmadığı gibi yağıyor.
Tipi kendisinden başka kimseyi göstermek istemiyor.
Baharında ucu yok.
Nerede daraldığın
Nerede sertleştiğin
Nerede olduğun kapılarda yazmıyor.
Kahvede oturan adam artık evine döndü.
Dem tutacak çay da yok
Saz çalacak aşık ta.
Kimse gurbette türkü söylemiyor.
Hiç bir mektubun ucu da yanmıyor.
Kırkkapılar kapandı.
Ne işin var kırkkapı’da çocuk. ne işin var.
Artık ben de yokum.K

 
0 oy, 0.00 puan

Şairin Sitemizdeki Diğer Şiirleri

Deprem (1498 kez okundu)
Kırkkapı (1493 kez okundu)
Lahit (1646 kez okundu)
Nasıl Seviyorum (10223 kez okundu)
Phonex (1381 kez okundu)

Yorumlar

Henüz kimse tarafından yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Adınız:
Mesajınız:
 

Love.GEN.TR, Aşk ve Sevgi Sitesi
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 - 2021