Buz kesmiş duvarlara yaslanmak güzel değil
Gelinlik beyazına bürünmüşken dağlar
Kader kendiliğinden gelmezdi
Kader neyse onu ben yazardım
Kirli gözlerimden akan kan kırmızısı
Paslı gözyaşlarım elimde damlalarca
İçinde boğulmak haram bana...
Omzumdan aşağı salınan derin bıçakalar
Üzerime yeni dakikalar kazıdılar
Son kez bakmam gerekiyordu aynaya
Kirli gözlerimle
aşka bulmak için
Paslı gözyaşlarımı aynaya akıtmak
Zırıltılı sesler, tınılarla
Güneş yapmalıydım kendime
Yanlıştı evet yanlış
O paslı gözyaşlarımı kuruturdu
Bana yağmur, kar, ıslaklık,
aşk gerekiyordu
Sulu sulu...
Deminlerden kalmıştı içimdeki acı
Gözler her zaman yalan söylemeyi bilir
Vazgeçmek istiyorsan
Gelinlik rengi güllerden
Parlak güneşte uzan ve bekle
Durgunluğunda nehirlerin
Dallar taşınıyor uzak kıyılara
Yolculuk ayaklardan başlıyor kuşlar sessiz
Geceler anlamsız, dakikalar sürgün
Bir sonraki dakikaya
Ağlamak garanti gözlerim kirli
Paslı gözyaşlarım buldu çiçekleri...
Maviliğine uzandım karanlığın
Gözler kapalı, damarlar çekik
Kuytuluğunda kayboldum bedeninin
O kadar derin olduğunu bilemezdim.
Yusyuvarlak taşlardan örülü
Derin ve yuvarlak kuyunun dibinde
Ağlıyorum kirli gözlerimle derinlerde
Kimse paslı gözyaşlarımı görmesin diye
Hayat durgun sözler anlamsız
Gözyaşlarım paslı...