bu akşam içiceğim seninle haberin olsun
sarhoş olana kadar içeceğim
yoruldum artık hasretle yaşamaktan
tükendi göz yaşlarım kesrete akıtmaktan
bir çiçek doğmadı bağrımdan
sana
aşka yakışan
yanaşmaya cesareti olan
karı deldi de utandı nefesini duyunca
aldanma kızıllığına sanma güle özendi bülbüllüğümde
akıtacağım yine yinede
hazırlasınlar ateşimi yana yana döneceğim yörüngende
doğacaksa güneş doğsun batıdan
yanacaksa şarkı garbı yansın
usandım artık doğudan batıdan
karadan denizden yerden gökten
kıbleyi sağda solda aramaktan
kaplasın üzerimi toprak
belki o zaman bir ihtimal sunabilirim
bir gül yüzüne yakışır ak
yoksa üflesin İsrafil son nefesi
sökülsün dağların çivisi
kesilsin şehadetlerin hepsi
ben geçtim cennetten
cehennemde de olsa yüzün yüzüme sürsem
sarhoşum nefes gitmiyor aklıma
aklım zaten hiç yakışmıyor gönlüme
al aklımı doldur gönlüme şarabı
kapa hasrete açılan tüm kapıları
bas mührü dindir acılarımı
her ayrıldığımda yanından
dindir bastıran kanayan yaralarımı
ama sönsün günde gecede
dönsün kesret vahdete
Vahdet yumsun gözlerini ayrılığa da vuslata da
gaybdan yürüsün ve varsın huzuruna